Bülent KAYA’dan Kocaeli’de sert çıkış: 25 milyar dolarlık “vurgun” iddiası

HABER MERKEZİ4 dk okuma
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent KAYA, Kocaeli’de Saadet Partisi ekim ayı il divanında yaptığı konuşmada iktidarı fon vurgunu iddiaları, kamu ihaleleri, liyakat ve bütçe politikaları üzerinden hedef aldı. Finansal kayıpların doğrudan 25 milyar doları bulduğunu ileri süren KAYA, yaşananların yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savunarak denetim kurumlarının sorumluluğunu gündeme getirdi.
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent KAYA, Kocaeli’deki konuşmasında ekonomi yönetimine ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Fonlar üzerinden yaşandığını öne sürdüğü kayıpları konuşmasının merkezine alan KAYA; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kamu kurumlarındaki atamalar ve artan faiz giderleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
KAYA, konuşmasının sonunda Saadet Partisi’nin siyasi hedefini de açıklayarak yalnızca iktidarın değişmesini yeterli görmediklerini, yönetimde Millî Görüş anlayışının yer almasını istediklerini söyledi

25 MİLYAR DOLARLIK KAYIP İDDİASI

Fonlara ilişkin gelişmelerin sıradan bir yatırım tartışması gibi sunulmasına tepki gösteren KAYA, doğrudan kaybın 25 milyar dolar düzeyinde olduğunu iddia etti. Şirketlerin borsa değerlerindeki düşüşler ve ekonomiye yansımalarıyla birlikte toplam etkinin 150 milyar dolara ulaşabileceğini ileri sürdü.
KAYA’nın dile getirdiği bu tutarlar, konuşmasındaki iddia ve değerlendirmelere dayanıyor. Paylaşılan konuşma dökümünde söz konusu hesaplamaları doğrulayan bir rapor veya belge yer almıyor.
Ortaya çıkan tablonun yalnızca parasını kaybeden yatırımcıları ilgilendirmediğini savunan KAYA, finansal sisteme duyulan güvenin zedelenmesinin şirketlerin borçlanma imkânlarına ve Türkiye’ye gelecek yabancı kaynağa da yansıyabileceğini ifade etti.

“ORGANİZE BİR KÖTÜLÜK VAR”

Yaşananların birkaç kişinin kişisel hırsıyla açıklanmasına karşı çıkan KAYA, sorumluluğun yatırımcılara yüklenmesini eleştirdi.
KAYA, “Organize bir kötülük var” diyerek sürecin denetim, izin ve gözetim mekanizmalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Vatandaşların yatırım yaparken yalnızca şirketlerin açıklamalarına değil, bu şirketlerin faaliyetlerini denetleyen kamu kurumlarına da güvendiğini vurguladı.
Saadet Partili milletvekili, mağduriyetlerin nedenlerinin araştırılmasında yatırımcıların tercihlerinin yanı sıra kamu otoritelerinin kararlarının da sorgulanması gerektiğini söyledi.

SPK VE BDDK’YA DENETİM ELEŞTİRİSİ

Konuşmasında SPK ve BDDK’ya geniş yer ayıran KAYA, halka arz ve finansal faaliyetlere ilişkin izin süreçlerinde kamu kurumlarının taşıdığı sorumluluğa dikkat çekti.
Şirketlerin değerlemeleri, faaliyetleri ve mali büyüklükleri konusunda etkili denetim yapılması gerektiğini belirten KAYA, ilgili kurumların süreç içerisindeki kararlarının incelenmesini istedi.
Düzenleyici kurumların bağımsız hareket edebilmesinin önemini de vurgulayan KAYA, görevden alınma endişesinin denetim mekanizmalarını zayıflatabileceğini savundu. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni bu çerçevede eleştirerek kurumsal güvencelerin önemine işaret etti.

KRİTİK ATAMALAR ÜZERİNDEN LİYAKAT TEPKİSİ

Kamu kurumlarındaki atamaları da gündeme getiren KAYA, özellikle ekonomi ve finans alanında uzmanlık gerektiren görevlere yapılacak atamalarda ehliyet ve liyakatin esas alınması gerektiğini söyledi.
KAYA, sermaye piyasaları gibi teknik alanlarda karar veren kişilerin ilgili konularda yeterli bilgi ve deneyime sahip olması gerektiğini belirtti. Liyakatten uzaklaşılmasının kamu yönetimine duyulan güveni aşındırdığını savundu.
Konuşmasında adaletin uygulanmasına ilişkin eleştiriler de yönelten KAYA, soruşturmalarda siyasi konuma veya toplumsal statüye göre farklı yaklaşım gösterilmemesi gerektiğini ifade etti.

İHALELERDE “RAMAZAN ACİLİYETİ” ÖRNEĞİ

Kamu harcamalarına ilişkin değerlendirmelerinde, Sayıştay denetimiyle ilgili olduğunu belirttiği bir örneği aktaran KAYA, Ramazan ayı gerekçe gösterilerek yapılan bir doğrudan temin işlemini eleştirdi.
Ramazan’ın takvimde önceden belli olduğuna dikkat çeken KAYA, bu tür harcamalarda kullanılan gerekçelerin sorgulanması gerektiğini söyledi. Kamu kaynaklarının kullanımında denetimin ve hesap verebilirliğin önemini vurguladı.

BÜTÇE BÜYÜYOR, FAİZ YÜKÜ ARTIYOR ELEŞTİRİSİ

Bütçe politikalarını da hedef alan KAYA, kamu harcamaları büyürken faiz ödemelerinin de arttığını belirtti. Bu büyümenin emeklilerin, asgari ücretlilerin ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların yaşamına nasıl yansıdığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Vergi gelirlerindeki artış beklentisiyle enflasyon hedefi arasında bulunduğunu savunduğu farka dikkat çeken KAYA, bunun yeni vergilerin habercisi olabileceğini öne sürdü.
Bütçe açığının borçlanma ihtiyacını artıracağını ifade eden KAYA, finansal sisteme güvenin zayıflamasının borçlanma maliyetlerini daha da yükseltebileceği değerlendirmesinde bulundu.

“AK PARTİ GİTSİN DE KİM GELİRSE GELSİN DAVASI DEĞİL”

Konuşmasının sonunda partisinin iktidar hedefini vurgulayan KAYA, “Bizim derdimiz, AK Parti gitsin de, kim gelirse gelsin davası değil” dedi.
Saadet Partisi’nin iktidara gelmek için çalışacağını belirten KAYA, seçim döneminde Millî Görüş’ün yönetimde yer almasını sağlayabilecek imkân ve ihtimalleri değerlendireceklerini söyledi. Teşkilatlara sahada çalışma çağrısı yapan KAYA, Kocaeli’deki parti yöneticilerine ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.
Bu haberi paylaşın

İlgili Haberler