1.700 YILLIK RENKLER NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Çukurbağ kabartmalarının en dikkat çekici özelliklerinden biri, üzerlerindeki özgün boya izlerinin önemli ölçüde korunmuş olması.
Günümüzde antik Roma heykelleri genellikle beyaz mermer görünümüyle tanınıyor. Ancak araştırmalar, Roma döneminde çok sayıda heykel ve kabartmanın çeşitli renklerle boyandığını gösteriyor.
Çukurbağ buluntuları bu konuda doğrudan kanıt sunuyor.
Eserlerde korunan kırmızı ve diğer renklerin izleri, araştırmacıların antik dönemde kullanılan pigmentleri ve boyama tekniklerini incelemesine imkân sağladı.
Bilimsel çalışmalar sayesinde renklerin yalnızca süsleme amacıyla değil, tasvir edilen kişilerin ve sahnelerin anlamını güçlendirmek için de kullanıldığı değerlendiriliyor.

55 METRELİK ANITSAL BİR KABARTMA KUŞAĞI
Çukurbağ’daki arkeolojik buluntular üzerine yapılan araştırmalarda yaklaşık 55 metre uzunluğunda bir mermer kabartma kuşağının parçaları tespit edildi.
Arkeolojide friz olarak adlandırılan bu tür süslemeler, anıtsal yapıların mimari bölümlerinde yer alıyor.
Çukurbağ frizinde imparatorluk törenleri, askerî başarılar, mitolojik figürler ve yarışmalar gibi farklı konuların işlendiği belirlendi.
Bilim insanları, bu kabartmaların Diokletianus dönemindeki imparatorluk yönetiminin gücünü ve meşruiyetini yansıtan bir anlatım programının parçası olduğunu değerlendiriyor.
Bu nedenle eserler, birbirinden bağımsız sanat ürünlerinden çok, büyük bir anıtsal bütünün parçaları olarak önem taşıyor.
ROMA İMPARATORLARININ BULUŞMASI TASVİR EDİLDİ
Çukurbağ’da ortaya çıkarılan eserler arasında Roma imparatorları Diokletianus ve Maximianus’un buluşmasını konu alan kabartmalar da bulunuyor.
Bu sahneler, iki imparatorun birlikte yönetim anlayışını ve imparatorluk törenlerinin siyasi anlamını incelemek açısından önemli bilgiler sunuyor.
Eserler üzerindeki figürlerin duruşları, kıyafetleri ve aralarındaki ilişki, dönemin resmî sanat anlayışına ilişkin değerlendirmelere konu oldu.
Kabartmalar arasında Roma askerleri, esirler ve zafer sahnelerinin yanı sıra Herakles, Athena, Nike ve Roma gibi mitolojik figürler de yer alıyor.
Gladyatör oyunları, at arabası yarışları ve tiyatro gösterileri gibi konular ise antik kentin sosyal yaşamına ilişkin ipuçları veriyor.

BİR KABARTMA ALMANYA’DAN GERİ GETİRİLDİ
Çukurbağ buluntularının geçmişinde kültür varlığı kaçakçılığına ilişkin bir olay da bulunuyor.
2009 yılındaki kurtarma kazılarının ardından çalınan renkli mermer kabartmalardan biri, Almanya’nın Münih kentinde tespit edildi.
Eser, Kültür ve Turizm Bakanlığının girişimleri sonucunda 2019 yılında Türkiye’ye getirilerek Kocaeli Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi.
Arkeolog Tuna Şare Ağtürk tarafından 2020 yılında yayımlanan bilimsel araştırmada, geri getirilen kabartmanın üzerindeki figürler ve renkler ayrıntılı biçimde incelendi.
Araştırmada, eserin Çukurbağ’daki yaklaşık 55 metrelik frizin bir parçası olduğu ortaya konuldu.
BU ESERLERİN PARASAL DEĞERİ BİLİNİYOR MU?
Çukurbağ rölyefleri için kamuoyuna açıklanmış, bilimsel veya resmî bir parasal değer bilgisi bulunmuyor.
Arkeolojik eserlerin önemi yalnızca maddi karşılıklarıyla ölçülmüyor. Bulundukları yer, ait oldukları dönem, taşıdıkları tarihî bilgiler ve benzerlerinin ne ölçüde korunduğu, kültürel değerlerini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Çukurbağ kabartmaları açısından öne çıkan özellik ise Roma İmparatorluğu’nun önemli bir yönetim merkezine ait olmaları ve özgün renklerini korumaları.
Bu nedenle eserlerin değerini herhangi bir para miktarıyla ifade etmek yerine, arkeoloji ve sanat tarihine sundukları katkılar üzerinden değerlendirmek daha doğru.
2025 YILINDA ÖZEL SERGİDE ZİYARETÇİLERLE BULUŞTULAR
Çukurbağ’da ortaya çıkarılan eserler, 18 Mayıs 2025 tarihinde Kocaeli Arkeoloji Müzesi’nde açılan “Nikomedia’nın Sessiz Tanıkları: Çukurbağ Rölyefleri” sergisinde ziyaretçilere sunuldu.
Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile İzmit Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen sergi için 31 Temmuz 2025 tarihine kadar ziyaret takvimi duyuruldu.
Sergi, Çukurbağ kazılarının yıllar içerisinde ortaya çıkardığı arkeolojik mirası kamuoyuyla buluşturması açısından önemli bir gelişme oldu.
Eserlerin güncel teşhir durumu ve ziyaret koşulları için Kocaeli Arkeoloji Müzesi’nin açıklamalarının esas alınması gerekiyor.